|
|
Sol Menü
|
| |
solkategoriler
|
|
|
| |
|
| |
|
|
|
|
Kayan Yazılar
|
|
|
| |
Sayfa Seç
Kurucular
 |
| |
|
ALZHEIMER HASTALIĞI
NEDİR? |
|
|
| |
|
|
| |
1 . Bunama Yaşlılığın Doğal Bir Sonucu
Değildir!
Yaşla Gelen Unutkanlık, Alzheimer Hastalığının Habercisi
Olabilir!
Her yaşta insanın zaman zaman isimleri, kişi adlarını unutması, bir
eşyayı koyduğu yeri hatırlayamaması ya da sokakları şaşırması doğaldır. Ancak bu
tip unutkanlıklar geçicidir ve günlük yaşamımızı etkilemez.
Oysa yaşlılıkla
birlikte unutkanlıkların artması ve hatta bunun yanı sıra başka zihinsel ve
ruhsal bozuklukların da ortaya çıkması, Alzheimer hastalığının ön belirtileri
olabilir.
Birçok toplumda olduğu gibi, bizim toplumumuzda da yaşlılık
çağındaki bunama belirtileri, ne yazık ki, insan yaşamının doğal bir süreci
olarak kabul edilmekte ve genellikle çaresi olmadığı düşünülerek kendi seyrine
bırakılmaktadır.
Bunama, yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Buna yol açan
nedenlerin araştırılması ve teşhis edilmesi gerekir.
Unutmamalıdır ki,
insanlar yaşlılık döneminde de en az diğer yaşlardaki kadar yaşamdan zevk almak
ve mutlu olmak isterler.
|
|
| |
2 . Alzheimer hastalığı nedir, neden
olur ?
Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta
unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan
ilerleyici bir beyin hastalığıdır.
Beynin belli bölgelerinde, bilinmeyen bir
nedenle birtakım proteinler birikir. Bu da beyindeki haberleşmeyi sağlayan sinir
hücrelerinin hasar görmesine yol açar.
Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi
sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.
Sonuçta bu
bozukluklar, özellikle bellek ve öğrenme gibi zihinsel becerilerin geri dönüşsüz
olarak yavaş yavaş azalmasına neden olur.
|
|
| |
3 . Alzheimer hastalığı kimlerde ve ne
sıklıkta görülür ?
Alzheimer hastalığı genellikle 60 yaşından sonra
ortaya çıkan bir hastalıktır. 65 yaşın üzerinde yaklaşık her 10 kişiden birinde;
85 yaşın üzerindeki ise yaklaşık her iki kişiden birinde görülmektedir.
Tüm
dünyada 20 milyona yakın Alzheimer hastası bulunduğu tahmin edilmektedir. Bunlar
arasında ABD eski başkanı Ronald Reagan, ünlü sinema oyuncusu Rita Hayworth ve
bir zamanların meşhur tango kralı Şecaettin Tanyerli gibi isimler de yer
almaktadır.
Alzheimer hastalığı, kadınlarda ve erkeklerde hemen hemen aynı
oranda görülür.
Alzheimer hastalığı bulaşıcı ve kalıtsal bir hastalık
değildir. Ancak düşük oranda ailesel bir yatkınlık olabileceği
düşünülmektedir. |
|
| |
4 . Alzheimer hastalığı nasıl teşhis
edilir?
Alzheimer hastalığı bunamanın en sık nedenidir, ancak benzer
belirtiler veren başka hastalıklar da vardır. Bu nedenle, Alzheimer hastalığının
diğer bunama nedenlerinden tam olarak ayırt edilmesi gerekir.Sinir hastalıkları
uzmanları, yani nörologlar ve ruh hastalıkları uzmanları, yani psikiyatristler,
çeşitli testler, beyin filmleri ve laboratuvar tetkikleri sayesinde bugün büyük
oranda kesin teşhis koyabilmektedir.
|
|
| |
5 . Alzheimer hastalığının belirtileri
nelerdir?
Alzheimer hastalığının ilk belirtisi genellikle
unutkanlıktır. Yakın zamana ait bilgileri hatırlama ya da yeni bilgiler öğrenme
güçlüğü görülür. Ayrıca konuşma bozukluğu, karar verme güçlüğü, kişileri
tanıyamama ya da yolunu kaybetme gibi başka zihinsel sorunlar' da
başgösterir.
Alzheimer hastalarında tabloya çoğu kez davranış ve kişilik
bozuklukları da eşlik eder. Özellikle hastalık ilerledikçe, birçok hastada
depresyon, saldırganlık, huzursuzluk, hayaller görme, uyku bozuklukları ya da
amaçsızca dolaşma gibi ruhsal sorunlar görülebilir.
• Zihinsel bozukluklar:
• Unutkanlık
•
Öğrenme güçlüğü
• Konuşma bozukluğu
• Yolunu kaybetme
• Kişileri
tanıyamama
• Karar verme güçlüğü Ruhsal bozukluklar:
• Huzursuzluk
•
İlgisizlik
• Saldırganlık
• Uyku bozukluğu
• Amaçsız dolaşma
•
Gerçekdışı hayaller
• Depresyon |
|
| |
6 . Alzheimer hastalığı nasıl
seyreder?
Alzheimer hastalığı yavaş ilerleyen, ancak zaman içinde
günlük yaşamı etkileyerek, hastayı geri dönüşsüz bir şekilde bakıma muhtaç
bırakan bir hastalıktır.
Genel olarak 3 evreye ayrılır:
Birinci evrede,
unutkanlık, bildiği yerleri tanıyamama, bazı kelimeleri bulamama, işine ve
hobilerine karşı ilgisini yitirme gibi erken belirtiler verir ve genellikle
hasta olduğunu kabul etmek istemez.
İkinci evrede, bellek kaybı
belirginleşir, yakınlarının isimlerini unutabilir, yolunu kaybedebilir, konuşma
bozukluğu artar, yıkanma, giyinme gibi gündelik işlerinde yardıma ihtiyaç
duyabilir ve bazı hayaller görebilir.
Üçüncü evrede, artık aile üyelerini
tanımayabilir, yemek yemede ve yürümede güçlükler başlar, idrarını ve dışkısını
tutamayabilir ve ciddi davranış bozuklukları görülebilir.
Alzheimer
hastalığı, yaklaşık 5-8 yıllık bir ilerleme süreci içinde hastayı yatağa bağlı
ve tamamen bakıma muhtaç duruma getirir. 7 . Alzheimer hastalığının tedavisi var
mıdır?
Alzheimer hastalığını tamamen ortadan kaldıracak bir tedavi bugün için
ne yazık ki yoktur. Ancak belli bir süre hastalığın ilerleme hızını durduracak
ya da yavaşlatacak bazı yeni tedavi olanakları bulunmaktadır. Kolinesteraz
inhibitörleri adı verilen bu yeni ilaçlar, beyindeki sinir hücrelerinin hasarı
sonucu azalmış olan asetilkolin adlı haberci madde miktarının dengelenmesine
yardım ederek zihinsel işlevleri korurlar. İlaç tedavisi, Alzheimer hastalığını
tamamen durdurmaz, ancak bellek kaybı dahil, çeşitli zihinsel bozukluk
belirtilerinin hafiflemesini sağlar. Böylelikle hastanın günlük yaşam
aktiviteleri daha uzun süre korunur. Depresyon, huzursuzluk, uykusuzluk ya da
hayaller görme gibi davranış bozukluklarını tedavi etmek için de uzun zamandır
kullanılmakta olan çok sayıda etkili ve güvenilir ilaç bulunmaktadır. İlaç
tedavisine karar verecek olan kişi, nörolog (sinir hastalıkları uzmanı) veya
psikiyatristtir (ruh hastalıkları uzmanı). Sonuçta ilaç tedavisi, hastanın yaşam
kalitesini artırır ve daha uzun süre kendine bakabilmesini
sağlar.
|
|
| |
7 . Alzheimer hastalarının bakımında
nelere dikkat edilmelidir?
Alzheimer hastaları için ilaç tedavisinin
yanı sıra özenli bir bakımın da önemi büyüktür.
Yemek yeme, giyinme, tuvalete
gitme veya yıkanma gibi günlük yaşam aktiviteleri, hastalığın ilerlemesiyle
birlikte kötüleşebilir ve hasta gittikçe daha çok bakıma muhtaç duruma
gelebilir. Duygusal açıdan da hastaya destek vermek ve boş zamanlarında
oyalanması için çeşitli uğraşlar yaratarak yaşama bağlanmasını sağlamak
önemlidir. Alzheimer hastasının ev içinde ve dışında güvenliğini sağlamak da
önemlidir. Ocağı yakarken yangın çıkarmaması, kaygan zeminlerde düşmemesi veya
tek başına sokağa çıkıp kaybolmaması için dikkat edilmesi gerekir. Alzheimer
hastaları belli bir dönemden sonra kendilerinin ve çevrelerinin güvenliği
açısından araba kullanmamalıdır. Alzheimer hastaları para kullanma konusunda da
sorunlar yaşayabileceğinden, tek başına bankaya gitmeleri, çek kullanmaları ya
da büyük paralarla alışveriş yapmaları sakıncalı olabilir.
|
|
| |
8 . Alzheimer hastalığı nasıl bir yük
getirir?
Alzheimer hastalığı gerek bakımı üstlenen hasta yakınları
gerekse toplum üzerinde maddi ve manevi bir yük oluşturur.
Birçok hasta
yakını, sevdiği hastasına bakabilmek için işini bırakmak ya da yaşam tarzını
değiştirmek zorunda kalmaktadır.
Hem özel hem de mesleki çevresinde
ilişkilerini değiştirmek ya da kesmek zorunda kalan hasta yakınlarından birçoğu
bu ağır yük altında depresyona girmektedir.
Alzheimer hastalarının tedavisi
ve bakımı için gereken zaman ve para, toplum üzerinde de dolaylı bir
sosyoekonomik yük oluşturur.
|
|
| |
9 . Alzheimer Vakfı
Birçok
ülkede olduğu gibi Türkiye'de de bir Alzheimer Vakfı faaliyetlerini
sürdürmektedir. Bu vakfın amacı, toplumda Alzheimer hastalığının daha iyi
tanınmasını sağlamak, hasta yakınlarını bilgilendirmek ve sorunlarını paylaşarak
çözüm üretmektir.
Alzheimer Vakfı, düzenlediği çeşitli toplantılarla hasta
yakınlarına eğitim vermekte ve sorunlarını birlikte tartışma fırsatı
yaratmaktadır.
Alzheimer Vakfı'na isteyen herkes üyelik için başvurabilir ve
hizmetlerinden yararlanabilir.
|
|
| |
CİDDİYE ALIN, İHMAL
ETMEYİN!
Unutkanlık 7’den 70’e hepimizin gündelik sorunu. İsimleri,
telefon numaralarını, eşyalarımızı koyduğumuz yeri unuttuğumuzda, “Eyvah,
bunadım galiba” deriz. Oysa günlük yaşamımızı ciddi biçimde etkilemeyen, bir
süre sonra aklımıza gelen küçük unutkanlıklar normaldir. Yoğun stres, zihinsel
yorgunluk, alkol gibi çeşitli etkenler de zaman zaman bu tür unutkanlıklara yol
açabilir.
Alzheimer’de ise, ilerleyici nitelikteki unutkanlıklar ve diğer
zihinsel bozukluklar, günlük yaşamı ciddi biçimde engelleyecek düzeydedir ve
kesinlikle yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak kabul edilmemelidir.
Uzmanları
için Alzheimer hastalığının tanısını koymak zor değildir. Başvuracağınız hekim,
zihinsel işlevler ve günlük işlerle ilgili sorular sorarak ve bazı basit testler
uygulayarak hastalığı başlangıç evresinde bile büyük oranda saptayabilir. Ayrıca
bunamaya yol açabilen başka nedenleri ayırt etmek için kan ve idrar tahlilleri,
MR veya tomografi de gerekebilir.
“Bunama” ne yazık ki hala yanlış biçimde
yaşlılığın doğal bir sonucu olarak kabul edildiğinden, yeterince ciddiye alınmaz
ve doktora başvurmakta geç kalınır.
Oysa bunama hangi yaşta olursa olsun
normal değildir. Bunama belirtileri gösteren hastanın mutlaka bir hekime
götürülmesi, uygun bir teşhis sürecinden geçirildikten sonra da, gecikmeden
tedavisine başlanması gerekir. |
|
| |
TEDAVİDE UMUT IŞIĞI: MODERN İLAÇLAR VE
YÖNTEMLER
Yakın zamanlara kadar etkili tedavi seçenekleri
bulunmadığından, Alzheimer hastalan ne yazık ki kaderlerine terkediliyordu. Oysa
günümüzün tıbbı, Alzheimer hastalarının tedavisinde umut ışığı yakan modern
ilaçlara sahip. Henüz hastalığı durduran ya da geri döndüren bir tedavi şekli
bulunmasa da, hastalığın belirtilerini belli ölçülerde gidererek, hem hastanın
hem de yakınlarının yaşam kalitesini artırabilecek tedavi yöntemleri mevcut.
Ayrıca eşlik eden depresyon, huzursuzluk, uyku bozuklukları, hayaller görme gibi
ruhsal ve davranışsal sorunların da giderilmesine yönelik etkili tedavi
olanakları bulunmakta. |
|
| |
ŞİMDİ ONLARIN SİZE İHTİYACI
VAR
Alzheimer hastalığının tedavisinde ilaçlar kadar, hastanın
fiziksel ve ruhsal bakımı da çok önemli. Evinizdeki Alzheimerle mücadele
edebilmek için, hastalığı iyi tanımak ve onunla birlikte yaşamayı öğrenmek
gerekir. Çünkü hastalık ilerledikçe bakımı üstlenen kişilerin hem ekonomik hem
de sosyal yükü ağırlaşır. Yaklaşık her iki hasta yakınından biri depresyona
girmekte ve yine yaklaşık yüzde 50’si hastasıyla ilgilenebilmek için iş
saatlerini değiştirmek veya işini bırakmak zorunda kalmaktadır. Tıpkı küçük bir
çocuk gibi ilgi ve bakım isteyen Alzheimer hastalarına verilebilecek en güzel
şey, eskisinden daha çok sevgi, sabır ve anlayıştır.
|
|
|
|
 |
|
|
Sağ Kategoriler
|